Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İnsanoğlu Kuş Misali

 Büyüklerin dediğini tatbik ettiğimi iddia ediyor dün nerede bugünse nerede uyandığımı, dün uyandığımda kahvaltıyı beklerken bugünse işe gitmek için servis beklediğim halleri göz önüne alıyorum. Gideyim bir simit alayım. Kahvaltımı günler sonra böyle yapayım. ⬅️ bu nasıl sabah? 

Hayatımdaki Cepheler

 Yeni yıla girmenin akabinde Ankara’ya -altı aydır gelmiyordum- gitmenin zamanı deyip geldik eşimle. Geniş ailelerin burada olması muhakkak temel faktörlerden biridir ama Ankara’yı özlediğimizi fazlasıyla hissettik. Zaten her yerde Ankara güzelleşmesi yapıyorken bir de burada , bu hususa değinmemek olmaz değil mi? Yok yok. Bu kadar Ankara atıfı yeter. Çünkü bizlere de zor oluyor. Her defasında Ankara sonrası İstanbul’a dönmek. Ama ne demişler, doğduğun yer değil doyduğun yer. Biz de şimdilik burada doyuyoruz.   Yeni yıl geldi. İşler hafifledi. İş yerindeki kaosun her ne kadar şekli değilse de bu da yetti bana. Yönetim kadrosundaki değişimlerden ziyade işbazlı yüklerimin hafiflemesine odaklanıyorum . Bu da o kadar sorun teşkil etmiyor.    Malum gerekli muhasebe yapıldı. Hedefler koyuldu. Önceki yazılarda da yer verdik. Ama dikiş tutmadı, devamlılık sağlanmadı. Kopmadım, yarıda bırakmadım. Ama istediğim hızda da ilerleme olmadı. Hani Şairin dediği gibi; “her şeyi düzel...

Büyük lokma da yedim büyük laf da ettim.

 Bu sabah 07.18’de uyanıverdim - benim için afaki bir saattir - telefonun saatine baktım ve bir anda ve nedense önceleri bu saatte kalkıp - uykumu almış vaziyette - güne başlardım. Ama şehir değişikliği ile birlikte, İstanbul’un havasını solumaya, temposu içinde kaybolmaya başladığımdan beri sabahları uyanmak bir miktar zulüm etkisi yarattı bende. Bu sabah 07.18’de uyanıvermeden önce hep İstanbul’a suç atardım ama bu sabah kafam dank etti. Yine büyük konuşmadan ötürü idi her şey.  Evvel zaman önce, üniversiteden mezun olmaya ramak kala, bir sohbet ortamında meslek hedeflemesi hakkında konuşurken bir yakınım gibi ASLA böyle kariyer çizmeyeceğimi söylemiştim. Ve ne yazıkki toyluğumdan ötürü biraz küçümseme vardı. Çünkü üniversite hayatım başarılı geçmişti. Böyle bir kariyer seçmeyecektim tabiki. Ama ne oldu? Tam anlamıyla xxx kurumunda çalışır oldum. Hem de senelerce (6 yıl) sonra istediğim mesleğe geçtim. O an büyük lokmayı yemekle birlikte büyük laf da ettiğimi anlamıştım. Yi...

GASSAL

  Son zamanlarda izlediğim en iyi Türk dizilerinden biri. 2024 bitmede yıla damgasını vurdu bence. Yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir var.  Selçuk Aydemir ; Çalgı Çengi, İşler Güçler , Kardeş Payı ve Düğün Dernek’in de yönetmeni. 10 bölümden oluşan dizide ana tema gassal ve buna bağlı olarak ölüm metaforu. Komedi unsurları bulunsa da dizinin temasının önüne geçmiyor.  Ki bu tema üzerine sayfalarca yazılacak çok şey var.

Bi’ miktar espresso

 “Sabah kahve içmeden kendime gelemiyorum.” diyenlerden değilim ama kahve içmek -özellikle sabah- keyif veriyor bana. 

Sabah Uyanmaları

  Kış vaktinde sabah uyanmalarının getirdiği zoraki halleri bir tarafa bırakınca; sabah içtiması gibi kapı önünde bekleyen kedi ayrıntısı ile gün başlamıştır. 

Bir Hafta Daha Bitti.

Bir haftanın sonuna geldik. Kısa bir yazı yazmak için ayırdım kendime 10-20 dakika. Sonra uyku moduna geçeceğim.  Bu hafta iş yerinde ekstra bir iş için yoğun çalıştım. Bunun daimini ister misin dediler, dedim ekstra işin ekstra ücreti nedir? Cevap 150,00₺ . Yanlış okumadınız, yüz elli lira. Kalsın, gerek yok dedim. Bazı şeylerin değeri bilinmiyor ve karşılığı yok gibi. Ama bu denli de olduğunu tahmin edemezdim.  Spotify uygula-masından yıl boyunca bolca şarkılar dinledim. Bu hafta ise yılın özetini çıkardı uygulama. Ekte mevcuttur neler dinlemişim çokça. 1143 dakika. Bu da yaklaşık 19,05 saat. Netflix’te uzun zamandır keyifle izlediğim bir dizi çıkmamıştı tâ ki When The Phone Rings çıkana kadar. Eşimle izliyoruz. YKlasik Netflix tadında değil. Ailecek izlenir. Ama gel gör ki 5.bölümü bugün, 6.bölümü yarın yayınlayacaktı; olmadı. Malum Güney Kore’de yaşananlardan ötürü, haftaya yayınlanacakmış. Bu bir miktar üzdü.