Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kişisel Blog Yazıları #5: Yoğunluk ve Yorgunluk Bir Arada & GS MAÇI VAR

Bu aralar yoğunluk da yorgunluk da bir arada. Tabi yoğunluk olduğu için yorgunum demek, işin kolay tarafı. Ama kimi arkadaşlara baktığımda, hatta çocuklu arkadaşların günlerinden ensanteler dinlediğimde hayretler içinde kalıyorum. Ben de eşim de eve geldiğinde zor bela yemek işini hallediyor ardından kanepelere yayılıyoruz. Ve sonrasında da dişe dokunur bir icraat içinde olmuyoruz. Oysaki yemek sonrası; bir yürüyüş olur, bir film izlemek olur ya da bir şeyler okumak olur (İngilizce , tefsir, mevzuat vs.) yapılabilir diye zihnimde düşüneduruyorum. Lâkin mümkün olmuyor. Zihinde var vücutta yok.  Bugün maç vardı Galatasaray’ın. İlk dakikada talihsiz bir gol yedik ama olsun. İyi toparladık. Biraz derli toplu oynasak ya da mesela İcardi olsa net galibiyet ile dönerdik. Batshuayi değişikliği erken oldu. Ama Metehan’ın girmesi ve kendisini göstermesi çok iyi. Nihai olarak bir puan bir puandır. Yenilmedik ya. Bekleyelim bakalım sonraki maçı. İş yerinde durumlar fena. Yan servisin şefi bi g...

Kişisel Blog Yazıları #4: İnsan otuz beşinden sonra değişir mi?

      İnsan otuz beşinden sonra değişir mi? Mesela sabahları kalkarken dinç kalkar mı? Hatta gün ışırken kalkar mı? Tam anlamıyla dengeli beslenir mi? Sporu hayatına dahil edebilir mi? Rafine zevkleri oluşur mu? Çiçek bakmayı becerir mi? Misal otuz beşinden sonra yabancı dil öğrenir mi? Kendisine bir kütüphane inşa edebilir mi?  Otuz beşinden sonra hayır diyebilir mi insan? Öğrenebilir mi bunu? Velhâsıl insan otuz beşinden sonra yaşar mı?

Kişisel Blog Yazıları #3: Merhabalar

Son zamanlarda zaman yönetimine kafayı takmış bulunmaktayım. İlk aşamada neyin nelerin zamanımı aldığını daha doğrusu çaldığını düşünür oldum. Telefon kullanımının bendeki etkisi çok fazla. Telefondan kasıt tabi ki sosyal medya kullanımı. Öyle çok paylaşım yaptığım da yok. Ama bir şeyler izlemeye ya da okumaya dair hipnotize olmuş gibiyim. Ama son zamanlarda bir farkındalık geldi. Azaltmam gerektiği yönünde. Bir zamanlar buralara uğradığımda instagram ve twitter'da zaman harcamıyordum. Şimdi yine aynısını yapacağım. Hem zaman geçirmeyi azaltmış hem de niteliğini değiştirmiş olurum bu sayede Artık okuma alışkanlığımı kazandım. Uzmanlık (a kadro) sınavları yüzünden roman okumayı unutmuştum. Ama şimdi iş anlamında her şey rayına oturunca, peş peşe klasikleri okumaya başladım. Şuan elimde Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor (Stefan Zweig) var. Yarısı bitti. Birkaç güne kalan kısmı da biter ve inceleme yazısı da gelir peşinden. Kahve ile ilgili halen kafamda net bir karar yok. Tüketimini azalt...