18 Ekim 2025 Cumartesi

Kişisel Blog Yazıları #32: Mahalle Şantiyeye Döndü

   Mahalle şantiyeye döndü kentsel dönüşüm faslı yüzünden. Yıkılan bina değil de yıkılmayan binaları saysam daha kolay. Bunlardan biri de şuan oturduğum apartman. Gerçi bugün apartman whatsapp grubunda yönetici bu konuyu açtı. Toplantı yapacaklarmış. Böylece bana ev arama derdi başlamış oldu.

Mübarek, evler de ne kadar uçtu. Biraz eli yüzü düzgün olsun dediğinde +40.000₺ oluyorsun. Bakalım nakliyesi, depozitosu vs. derken nasıl olacak o iş. Tabi önce apartman toplantısından ne karar çıkacak göreceğiz. Beklemedeyiz. 

6 Ekim 2025 Pazartesi

Kişisel Blog Yazıları #31: 🌤 Pazartesinin Sendromsuz Hali

    Pazartesi günü normalde, bol sendromlu 😩 servise geç kalan 🚌 uykulu bir halde olmam gerekiyordu. Ama öyle olmadı. Sabah namazından sonra uyumadım 🌅 Telefonu elime almadan biraz uzandım. Sonra kahvaltı hazırladım 🍳ve inanır mısınız, servise geç kalmadım.

    Bugün için kendime kattığım şey bu oldu galiba. Evden çıkınca da yine gökyüzü dikkatimi çekti ☁️ Nedense, bu aralar gökyüzü merak konusu oldu bende.

    “Telafisi olmayan ihtimallerden karanlık sonlu ihmallere, zehirli ilişkilerden küpüne zarar asabiyete kadar; neredeyse herkes neredeyse her konuda iyi ve kötünün farkında.”

    Serdar Kuzuoğlu’nun “Kendim Ettim, Kendim Buldum” adlı podcastinde söylediği bu cümle kaldı aklımda. İnsan çoğu zaman bilerek zarar veriyor kendisine…ve sonra sanki bilmezmiş gibi davranıyor. İşe başlamadan önce dinledim, iyi geldi 🎧

    🌱 Peki siz hiç, kendinize farkında olmadan zarar verdiniz mi?

 

5 Ekim 2025 Pazar

Kişisel Blog Yazıları #30: 🏙️ Gün Batımı, Beton ve Beyin Sisi

    Bir baktım gün batıyor 🌇Kentsel dönüşümden felakete dönmüş sokağa bakayım dedim. Öyle renkli bir gökyüzü vardı ki, tam bir sonbahar havası 🍂Hemen fotoğraf çektim 📸 ve çektiğim fotoğrafı da Studio Ghibli tarzına çevirdim. Anime \ manga gibi durması ayrı güzel ✨


    Bu arada sokak cidden şantiye alanı gibi 🏗️Her yerde inşaat. İnşaat olmayan yerde de yıkım var 🧱Yan binayı yıkmaya başladıklarında ise altı gündür internetsiz kaldık 📡Her aradığımda saat verdiler ama bir türlü giderilmedi arıza. Artık yıkarken hangi kabloyu kopardılar Allah bilir 😅Güzelim memleketimde öncesi de sonrası da plansız olduğu için, tahminen altyapı ile ilgili (su, elektrik, gaz, internet vs.) haritalandırma yok. Öyle bodoslama bir dalış yapılıyor ⚡


    Yıl sonu geliyor 📅Ve iş yerinde zamanaşımına yönelik işlere ehemmiyet artıyor. Benim bazı kalemlerde geç kaldığım söylenebilir ki yerindedir. Bu hafta itibariyle dört elle sarılmak lazım bu sebepten 💪Ama şöyle bir şey var: bende iki aydır bir kafa bulanıklığı var ☁️ Öyle işte, bir şeye odaklanamama, hemen unutmak gibi. Sanki beyin sisi gibi. Bunun sebebi telefon bağımlılığı mı, yani ekran süremin fazla olması mı? Beslenmem mi? Yoksa bazı ailesel sorunlar mı ki içselleştirmiştim…Ya da iş yerindeki anlamsız mevzular mı? Bilemedim gitti. Ama bir sorun olduğu aşikâr. O yüzdendir ki bazı kararlar aldım.


    🌇 Kafası karışık ama kalbi hâlâ gökyüzüne bakanlara…


Neden Dinlemeyesin : Öyle Bir Rüya | Hüsnü Arkan & Birsen Tezet | Spotify 


benkahveicerken


1 Ekim 2025 Çarşamba

Kişisel Blog Yazıları #29: Genel Ahvalim Üzerine

   Kesinlikle plansızlığı adet edinmişiz. Bir gelenek olmuş bizim için. Bir sokak düşünün kentsel dönüşün ayağına zamansız bir şekilde yıkılıyor dikiliyor, yıkılıyor dikiliyor. Bazen aynı anda yıkılıyor. Bu hafta da böyle bir şey oldu. Karşılıklı binalar yıkıldı ki o sokak bir şantiye alanı gibi. Yol kitlendi tabi iki binanın yığınından. Zaten hala yarısıdalar yıkım işinin. Ev ve telefon dahil internet ağı da çöktü bu yüzden. Birkaç gündür internetsiziz.

   Ekim ayının gelmesiyle artık Ice Coffee’ler yerini sıcak kahvelere bıraktı. Bu demek oluyor ki her şey zamanında güzel. Buradan bile bir derinlik yakalamaya çalışıyorum. Plus overthink saatim geldi sanırım. Ama hangisini daha çok seviyorum diye düşününce karar veremedim. Kahvenin soğuğu da sıcağı da güzel.

   İş yerinde cidden işi bilen, masa altı planı olmayan, şeffaf bir çalışma ortamının olması sizi hayli mutlu eder. Ama “listede en çok benim müşterilerim var” , “benim genel müşteri aralığı çok yoğun” gibi gibi devamlı kıyasa girenlerle ya da mesai arkadaşınla iki lakırtı yapmayı tembellik olarak gören yönetimlerle çalışmak zor. Bir değişim ile birisinin gelmesi ile allak bullak oluyor ortam. 

Ve beklenen maç oynandı. Galatasaray, çok güzel bir oyunla güzel bir 3 puan aldı. Maçı izlerken ne kadar kasıldım bilemiyorum. Kaçta yattım ona da dikkat etmedim. Haliyle sonraki gün uykusuz dolaştım. Ama değdi. Liverpool gibi bir takımı böyle bir oyunla yenmek. Muhteşemdi. 



 

4 Eylül 2025 Perşembe

Kişisel Blog Yazıları #28: Bu yaşa gelince anladım

Gökyüzünün başka rengi de varmış!

Geç farkettim taşın sert olduğunu.

Su insanı boğar, ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış.


diye devam eder şiirine şair. Benimkisi de o hesap. Yaş 35 oldu ve anladım bazı şeyleri. Mesela geçmişin keşkeleri, şimdi zamanın şikayetleri ve geleceğin umutsuz hallerinin tek nedeni varmış ; benmişim. Ve değişmezsem ben bunların hiçbiri değişmeyecekmiş, bu yaşa gelince anladım. 

28 Temmuz 2025 Pazartesi

Hafta başlar, işler beklemez.

Görüldüğü üzere işlerin beklemediği ektedir. Pazartesiymiş, sendrommuş nafile. 

Bismillah deyip koyulmak gerekiyor işlere. 


8 Temmuz 2025 Salı

✍️ Haz ve Varlığın İçindeki Yeri

“Konfor, büyük hayallerin mezarlığıdır.” – Carl Jung 🪦💭

Doyumsuz hazzın getirdiği var olma bilincinin, çekici gibi görünse de geçici olduğunun anlaşıldığı an 🌀, insan gerçek varoluşun konfor alanının ötesinde başladığını fark eder. Konforun ötesine geçmek, yoksunlukla değil, bilinçli tercihle ilgilidir. 🚶‍♂️🔥 Kötü yaşam koşullarına mahkûm olmak değil, gelişimi tercih ederek bilerek bazı kolaylıklardan vazgeçmektir. 🧗‍♀️ Zira insan, her şeyin yolunda olduğu değil, zorlandığı yerde kök salar. 🌱🪨

Haz, yaşamın inkâr edilemez bir parçasıdır 🎉; onsuz bir varlık hali eksik kalır. Ancak gerçek olgunluk, hazzı mutlak bir amaç değil, doğal bir dürtü olarak görmeyi gerektirir. 🎯 Haz, yalnızca bedenin değil, zihnin de bir ihtiyacıdır 🧠🔥; fakat bu ihtiyaç, farkındalıkla yönlendirilmediğinde insanı esir alır. ⛓️
Dürtüsel yaşam, varoluşu yüzeyde tutar 🌊; derinlik ise ancak irade ile mümkündür. ⚓

“Dürtülerine hâkim olmayan birinin özgürlüğü, aslında zincirlerini altınla süslemesidir.” – Epiktetos 🪙⛓️

Kişi, arzularının peşinden gitmek yerine, onların kaynağını sorguladığında büyür. 🌌 Bu da zihnin hazza hükmetmesini, yönlendirmesini ve gerektiğinde ertelemesini gerektirir. 🕰️ Anlık doyumlar uğruna uzun vadeli anlamdan vazgeçmek, insanın kendine ihanetidir. 💔 Çünkü her haz, kişiyi ileri götürmez; bazı hazlar yerinde saydırır, hatta geriye çeker. 🔁⏪ Gerçek gelişim, hazdan tamamen vazgeçmekte değil; onu yerli yerine koyabilmekte yatar. 🧩 İnsan, kendine ait olmayan arzuların gürültüsünden sıyrıldığında 🎧, kendi sesini duymaya başlar. 🔊 Ve o ses, kimi zaman keyfi değil, sabrı önerir 🕊️; kimi zaman eğlenceyi değil, anlamı çağırır. 🛤️


KİŞİSEL BLOG YAZILARI #53: DEĞİŞİM

Sabah namazı sonrası, nedense buraya gelip yazasım geldi. Zaten epey ilgi ve merak konusunda düşme var buraya karşı. Oysaki ne kadar sakin b...