Modern günlük desek yeridir. Biraz kitap, biraz film, biraz buhranlı günler, biraz da anılar…
27 Haziran 2026 Cumartesi
Kişisel Blog Fotoğrafları #01: Ankara
2 Haziran 2026 Salı
Kişisel Blog Yazıları #52: Ahlaksızlığın Başlangıç Noktası
Beyaz yakalılar arasında maaş zamları dışında bazen felsefi konular da dönebiliyor. Bugün de öyle bir gündü. Yine ayaküstü başlayan ama akıllarda soru işaretleri bırakan sohbetlerimizden birinde, ahlakın ne zaman başladığını ve sınırsız özgürlüğün ahlaksızlık üretip üretmediğini tartıştık.
Şu var ki, ahlakın kendi başına bir tanım sorunu yaşadığı da aşikâr. “Ahlak nedir?” sorusuna verilen cevaplar kişiden kişiye değişebiliyor. Birine göre son derece meşru görünen bir davranış, bir başkası için kabul edilemez olabiliyor. Peki bu belirsizlik içinde, eyleme dönüşmeyen düşünceleri ahlak terazisine koymak mümkün mü?
Sohbet sırasında ortaya atılan görüşlerden biri, ahlaksızlığın düşüncede başladığıydı. Hatta düşüncede gerçekleşen bir aldatmanın bile ahlaksızlık sayılabileceği ifade edildi. Bir erkeğin ya da kadının, evli olsun ya da olmasın, başka birini beğenerek onu hayal dünyasına dahil etmesi bir aldatma mıdır? Bu soruya hem “evet” hem de “hayır” diyecek insanların çıkacağını tahmin etmek zor değil.
Aristoteles, insanın karakterini düşüncelerinden çok alışkanlıkları ve davranışları üzerinden değerlendirir. Buna karşılık birçok düşünür, ahlaki bozulmanın önce zihinde filizlendiğini savunur. Belki de asıl mesele, zihinden geçen her düşüncenin bizi tanımlayıp tanımlamadığıdır.
Sonuçta insan, yalnızca düşünen değil aynı zamanda eyleyen bir varlıktır. Zihin sonsuz ihtimaller üretir; arzu eder, öfkelenir, kıskanır, hayran olur. Fakat insanı tanımlayan şey çoğu zaman düşündükleri değil, yaptıklarıdır. Yine de çağımızda düşünce ile eylem arasındaki mesafe giderek kısalıyor. Belki de geleceğin ahlak tartışmaları, tam olarak bu çizginin nerede başlayıp nerede bittiğini anlamaya çalışacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİŞİSEL BLOG YAZILARI #53: DEĞİŞİM
Sabah namazı sonrası, nedense buraya gelip yazasım geldi. Zaten epey ilgi ve merak konusunda düşme var buraya karşı. Oysaki ne kadar sakin b...
-
Pazartesi günü normalde, bol sendromlu 😩 servise geç kalan 🚌 uykulu bir halde olmam gerekiyordu. Ama öyle olmadı. Sabah namazından so...
-
Kesinlikle plansızlığı adet edinmişiz. Bir gelenek olmuş bizim için. Bir sokak düşünün kentsel dönüşün ayağına zamansız bir şekilde yıkıl...
-
Görüldüğü üzere işlerin beklemediği ektedir. Pazartesiymiş, sendrommuş nafile. Bismillah deyip koyulmak gerekiyor işlere.

