1 Şubat 2026 Pazar

Kişisel Blog Yazıları #39: Gece Yarısı Kütüphanesi \ Matt Haig

Gece Yarısı Kütüphanesi, varoluşsal sorgulamalara ve insanın iç dünyasına derinlemesine yolculuk sunan bir roman niteliğinde olup başkarakter Nora Seed geçmişindeki pişmanlıklarla yüzleşerek varoluşsal bir hesaplaşma içerisine giriyor.
Gece Yarısı Kütüphanesi’nde Matt Haig, alternatif yaşamlar fikri üzerinden insanın seçimlerinin hayat üzerindeki etkisini yeniden yorumlayarak, pişmanlık, umut ve anlam arayışı gibi evrensel temaları ele alıyor. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, Nora’nın farklı hayatları deneyimledikçe kendi yaşamına dair bakış açısının dönüşmesini ve yaşamanın değerini yeniden keşfetmesini anlatışı.
Bu romanda aklımda kalan başlıca temalar şunlar:

  • Pişmanlık ve Keşkeler: Nora, geçmişte verdiği kararların sonuçlarını farklı hayatlar aracılığıyla deneyimlerken, pişmanlık duygusunun insan zihninde yarattığı yük ve içsel çatışma açık biçimde ortaya konuluyor.
  • Hayatın Anlamı: Nora, kusursuz bir yaşam arayışı içindeyken zamanla sıradan anların ve küçük mutlulukların değerini fark eder. Bu durum, insanın yaşamın anlamını bulma çabasına dair güçlü bir vurgu oluşturur.
  • İçsel Dönüşüm: Roman, Nora’nın yaşadığı ruhsal kırılma noktaları ve bu süreçte geçirdiği değişimi ele alarak, bireyin kendiyle yüzleşmesi sonucunda yaşadığı farkındalık sürecini gözler önüne serer.

Romanın en etkileyici yönlerinden biri, Haig’in psikolojik derinliği. Yazar, karakterin iç dünyasını sade ama etkili bir anlatımla yansıtarak, okurun kendini Nora’nın yerine koymasını ve onun duygularını yakından hissetmesini sağlıyor.
Sonuç olarak, Gece Yarısı Kütüphanesi, Matt Haig’in ustalıklı anlatımıyla, insanın iç dünyasına ve varoluşsal sorgulamalarına dair derinlikli bir okuma deneyimi sunan etkileyici bir roman.

30 Ocak 2026 Cuma

Kişisel Blog Yazıları #38: Bir musibet bin nasihattan iyi midir?

 Başlığa cevap veriyorum ; evet iyidir. Çünkü biz insanlar pek de iyi şeylere , kendime fayda sağlayacak sözlere kulak asmıyoruz. Ama ne yazıkki gelince başa bir şeyler ; kafa dank ediyor. Çeki düzen vermeye, yanlışı doğru yapmak için gayret göstermeye başlıyorsun. Oysaki en başka verilse kulak, yıpranmalar, keşkeler olmayacak. Ama namümkün. İlla bazı musibetler bizi bulacak.

Ee buldu da. 2025in ikinci yarısının başında yaşanlar ile bu yılın ilk ayında yaşanlar birer musibet biraz elem keder minvalinde oldu. Ama sonrasına bakınca şer gibi görünenin bizim için hayır olduğunu gördük. Son yaşadıklarımdan da bazı dersler alınmış, alınan dersin notları yazılmıştır. Demek benim de bu hayatta tecrübe kazanma şeklim; gözlemden veya nasihattan değil bizatihi yaşamaktan geçiyormuş. Biraz maliyeti yüksek dersler bunlar. Ne diyelim, Allah beterinden saklasın. 

22 Ocak 2026 Perşembe

Kişisel Blog Yazıları #37:

 Halen, ezan okunur okunmaz vakit namazlarına hazır ve nazır olma durumunu geciktiriyorum. Erteleme öteleme desem değil ama dakik olma durumu da yok ne yazık ki ! Genel bir erteleme huyum var sanki (baş etmeye çalışıyorum.)  ama bunun namazda da geçerli olduğunu düşünmüyorum. Düşünmek istemiyorum.

Bir kaç podcast dinledim erteleme ile ilgili ama doyurucu olmadı. Çözmek lazım bu alışkanlığı. 

18 Ocak 2026 Pazar

Kişisel Blog Yazıları #36: Nihayet bitirdim kitabı

 Ve nihayetinde 2025 yılında almış olduğum bir kitabı 2026 yılında bitirmiş ve böylece okumama sürecini de sona erdirmiş bulunmaktayım. Romanla ilgili birkaç kelamı ise sonrasında ederim. Şuan bir kitap bitirmenin berraklığını yaşıyorum.

17 Ocak 2026 Cumartesi

Kişisel Blog Yazıları #35:

 Allah’ın insana yakın olması ile insanın Allah’a yakın olması arasında fark var. Her şeye hakim olan muhakkak ki her şeye yakındır. Ama insan, öylece bir hâl ile Allah’a yakın olamaz, yaklaşamaz. Her dem zikir ile ancak o yolda adım adım ilerlenir. Takva ile yakınlaşılır.

Kişisel Blog Yazıları #34:

 niyet, ciddiyet, teslimiyet

13 Ocak 2026 Salı

Kişisel Blog Yazıları #33:

 Kahve soğuyana kadar bazı cümleler insanın içini ısıtır.

Bu blog, o cümleler için.


KİŞİSEL BLOG YAZILARI #53: DEĞİŞİM

Sabah namazı sonrası, nedense buraya gelip yazasım geldi. Zaten epey ilgi ve merak konusunda düşme var buraya karşı. Oysaki ne kadar sakin b...