2 Mayıs 2026 Cumartesi

Kişisel Blog Yazıları #49: Not uygulaması arayışı


 Eski alışkanlıklarımı birbir bırakayım, kâğıt kalem alıp not almayım planları, yapacakları vs. diye bir arayışa girdim. Ama ne denediysem olmadı. Kimisini arayüzünü beğenmedim, kimisinin de web üzerinden giremediğimden tercih etmedim. Yine ıphone’nun kendi uygulamasına düştük. Gerçi bana kalsa yine not defteri ile takılacağım ama biraz daha pratik olmak lazım diye düşünüyorum.

1 Mayıs 2026 Cuma

Kişisel Blog Yazıları #48: 1 Mayıs , Yapay Zeka Destekli Yeni Tema, Mustafa Sandal


 Yapay zekâyı bugüne kadar hep soru-cevap şeklinde kullandım. Ama sunduğu imkânlardan bu şekilde faydalanmak gerçekten ayrı bir keyifmiş. Nasıl akıl ettim bilmiyorum ama iyi ki etmişim. Genelde Gemini kullandım, ara ara ChatGPT’den de faydalandım. Sizlere de tavsiye ederim. 🤖✨

Şu an BabaLayka (Oğuzhan Uğur) – Saygı1 formatının yeni bölümünü dinlemeye başladım. Bu bölümde sanatçımız Mustafa Sandal. Gerçekten çok güzel bir konsept. Yıllar sonra, 20–30 yıl geçtiğinde, bu serinin çok daha kıymetli olacağını düşünüyorum. 🎧🎶

Bugün 1 Mayıs… İşçi ve emekçinin bayramı. Ancak ne yazık ki ülkemizde birçok kişi için bayram havasında geçmiyor. İşçiler, memurlar, emekliler ve aslında hepimiz için ayrı bir gerçeklik söz konusu. Bu da meselenin başka bir boyutu. ⚖️

Bir yandan da Galatasaray’ımızın derbi galibiyetini anmadan geçmeyelim. Çok net bir skor, çok net bir oyun… Fenerbahçe karşısında 3-0’lık galibiyet ve üstün performans. Muhteşemdi. 🟡🔴⚽🔥


25 Nisan 2026 Cumartesi

Kişisel Blog Yazıları #47: Haftasonu trafiği

    Haftaiçi ofiste çalışıyor, akşamına enerji ve zaman kalmadığı için, evde takılmaca ve maksimum netflix / disneyplus vs. dizi film izlemek dışında bir şey kalmıyor düşüncesiyle bugün biraz dışarı çıkayım dedim ama yol o kadar yordu ki. Toplu taşımayı kullanmadım ve buna rağmen. Konforlu bir şehir olmadığını hemen hemen her gün dile getiriyorum. Gezilse de güzellikleri akılda bünyede kalmıyor ki.

    Yarın maç var. Büyük derbi. Galatasaray kazanıp şampiyonluğunu ilan etmeli artık. Aslında anlamsız puan kayıpları olmasa zaten çoktan etmişti ilan ama gel gör ki nasip (!) olmadı.

    From dizisinden bahsediyorlar bu aralar. Sanrıım TOD platformda var. Bu haftasonu izlmeye başlarız gibi.

Kişisel Blog Yazıları #46: Gündeme dair iki kelam

    Gündeme dair iki kelam etmek istiyorum üzerinden geçse de , sıcağı sıcağına yazmasam da. Parçası olduğum toplumun gittiği yola tanık olmak, bu yolda istemesem de benim de bulunmam - ben gibi bizlerin bulunması- can sıkıcı üstelik burada hayatıyla ödeyen masum insanların olması, acı çeken aileleri... Bunu sade bir vatandaş olarak değerlendirmek yüzeysel kalacak biliyorum. Ciddi devlet politikası, sosyolog, psikolog ve eğitimcilerin bir araya gelip bir çalıştayla bu toplumsal dönüşüme mani olmaları gerekiyor. Bizlerin feryadı sadece birer sosyal medya paylaşımından öteye gidemiyor. Ama ciddi bir niyetle el atılması gerekiyor. 

    Sade vatandaşın haklarının korunması gerekiyor artık. Kurallara uyan, trafikte araba sıkıştırmayan, vergisini ödeyen, komşusuna saygılı olan insanların, bu insanların eşlerinin çocuklarının haklarını artık korunması gerekiyor sistem tarafından.........

14 Nisan 2026 Salı

Kişisel Blog Yazıları #45: Kahve 📷

 


Kişisel Blog Yazıları #44: Son Yazım İki Ay Önceymiş

    Son yazımın üstüne iki ay geçmiş neredeyse. Aradan Ramazan geldi geçti. İşler yığınla birikti. Elime kitap alamadım. Bi Ankara'ya gidip geldim. Galatasaray maçlarında fenalıklar geçirdim. İran'ın mücadelesine tanıklık ettim. Altın ve gümüşün borsadan hallice volaritesini gördüm. Yani demem o ki iki ayda neler oldu neler. Veya neler olmadı neler.

    Her defasında buralarda daha fazla vakit geçireceğimi söylesem de olmuyor. X (twitter) bağımlısı ben oralarda takılıyorum hep. Instagram zaten pek ilgimi çeken bir alan değil. Ama şöyle bir resim paylaşma sitesi olsa fena olmaz. İyi kötü telefondan fotoğraflar çekiyorum. Onları da yayınlamak isterim ama işte site / uygulama yok gibi adam akıllı.

16 Şubat 2026 Pazartesi

Kişisel Blog Yazıları #43: Düşünmemeyi Düşünmek !

     Haftanın ilk iş gününde, ilk saatlerinde mesai arkadaşım böyle dedi; düşünmemeyi düşünüyorum. Hemen akabinde şerhimi düştüm. Bu bir paradoks değil mi¿ Nihayetinde düşünmüş olmuyor musun ¿ Hem insan düşünmekten kendini alıkoyabilir mi¿ Düşünmek, kimi filozoflar için bir varlık kaynağı değil mi¿ Buna benzer diyalog halinde olduk.

  Tesadüf müdür bilemem ama son zamanlarda benim de üzerine kafa yorduğum bir şeydi bu. Düşünmekten kasıt nedir, amaç nedir, sonuç nedir¿ Bu gibi sorular kafamı kurcalıyordu. Kesinlikle düşünmek kıymetli ve her şeyin başı idi. Vardığım netice bu yargı oldu. Peki nasıl düşünürüz¿ İşte şurası geleneksel halden biraz farklı ; kendimizle konuşarak! 

     Şunu farkettim biz kendimizle hiç konuşmuyoruz. Şu sosyal medya batağında, her şeye kulak veriyor ama kendi sesimize, iç sesimize kulak vermiyoruz. Oysaki kendi kendimize konuşsak biraz. Belki derdimizi anlatsak kendimize, çareler de bulabiliriz, çözüm üretebiliriz. Oysaki namümkün. Bir reels izleme süremiz 3-5 saniyeyi geçmiyor, üstelik bunu yüzlerce kez yapıyoruz gün içinde. Ama kendi sesimize günde birkaç kez dikkat etsek, neler değişir neler. 

     Siz kendinizle en son ne zaman konuştunuz? 



KİŞİSEL BLOG YAZILARI #53: DEĞİŞİM

Sabah namazı sonrası, nedense buraya gelip yazasım geldi. Zaten epey ilgi ve merak konusunda düşme var buraya karşı. Oysaki ne kadar sakin b...