Ana içeriğe atla

Kayıtlar

GASSAL

  Son zamanlarda izlediğim en iyi Türk dizilerinden biri. 2024 bitmede yıla damgasını vurdu bence. Yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir var.  Selçuk Aydemir ; Çalgı Çengi, İşler Güçler , Kardeş Payı ve Düğün Dernek’in de yönetmeni. 10 bölümden oluşan dizide ana tema gassal ve buna bağlı olarak ölüm metaforu. Komedi unsurları bulunsa da dizinin temasının önüne geçmiyor.  Ki bu tema üzerine sayfalarca yazılacak çok şey var.

Bi’ miktar espresso

 “Sabah kahve içmeden kendime gelemiyorum.” diyenlerden değilim ama kahve içmek -özellikle sabah- keyif veriyor bana. 

Sabah Uyanmaları

  Kış vaktinde sabah uyanmalarının getirdiği zoraki halleri bir tarafa bırakınca; sabah içtiması gibi kapı önünde bekleyen kedi ayrıntısı ile gün başlamıştır. 

Bir Hafta Daha Bitti.

Bir haftanın sonuna geldik. Kısa bir yazı yazmak için ayırdım kendime 10-20 dakika. Sonra uyku moduna geçeceğim.  Bu hafta iş yerinde ekstra bir iş için yoğun çalıştım. Bunun daimini ister misin dediler, dedim ekstra işin ekstra ücreti nedir? Cevap 150,00₺ . Yanlış okumadınız, yüz elli lira. Kalsın, gerek yok dedim. Bazı şeylerin değeri bilinmiyor ve karşılığı yok gibi. Ama bu denli de olduğunu tahmin edemezdim.  Spotify uygula-masından yıl boyunca bolca şarkılar dinledim. Bu hafta ise yılın özetini çıkardı uygulama. Ekte mevcuttur neler dinlemişim çokça. 1143 dakika. Bu da yaklaşık 19,05 saat. Netflix’te uzun zamandır keyifle izlediğim bir dizi çıkmamıştı tâ ki When The Phone Rings çıkana kadar. Eşimle izliyoruz. YKlasik Netflix tadında değil. Ailecek izlenir. Ama gel gör ki 5.bölümü bugün, 6.bölümü yarın yayınlayacaktı; olmadı. Malum Güney Kore’de yaşananlardan ötürü, haftaya yayınlanacakmış. Bu bir miktar üzdü. 

Kişisel Blog Yazıları #6: Stefan Zweig’ın Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor’a Bir Bakış

Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor, varoluşsal sorgulamalara ve insanın iç dünyasına derinlemesine yolculuk sunan bir roman niteliğinde olup başkarakter Rahel geçmişindeki bir olayla yüzleşerek varoluşsal bir hesaplaşma içerisine giriyor. Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor’da Zweig, Rahel ve Yakup’un Eski Ahit’teki hikayelerini yeniden yorumlayarak, insanın günah, pişmanlık ve affetme gibi evrensel temaları ele alıyor. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, Rahel’in geçmişindeki bir cinayetin vicdanında yarattığı derin izleri ve bu izlerin onu yaşam boyu takip etmesini anlatışı. Bu romanda aklımda kalan başlıca temalar şunlar: * Vicdanın Sesi: Rahel, işlediği cinayetin ağırlığı altında ezilirken, vicdanının sesini sürekli olarak duyar. Bu durum, insanın kendi iç dünyasıyla olan mücadelesini gözler önüne seriyor. * Affetme ve Bağışlanma: Rahel, işlediği suçu affettirmek için çabalarken, aynı zamanda kendi kendisini affetmeye çalışır. Bu arayış, insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan bağışlanma ih...

Kişisel Blog Yazıları #5: Yoğunluk ve Yorgunluk Bir Arada & GS MAÇI VAR

Bu aralar yoğunluk da yorgunluk da bir arada. Tabi yoğunluk olduğu için yorgunum demek, işin kolay tarafı. Ama kimi arkadaşlara baktığımda, hatta çocuklu arkadaşların günlerinden ensanteler dinlediğimde hayretler içinde kalıyorum. Ben de eşim de eve geldiğinde zor bela yemek işini hallediyor ardından kanepelere yayılıyoruz. Ve sonrasında da dişe dokunur bir icraat içinde olmuyoruz. Oysaki yemek sonrası; bir yürüyüş olur, bir film izlemek olur ya da bir şeyler okumak olur (İngilizce , tefsir, mevzuat vs.) yapılabilir diye zihnimde düşüneduruyorum. Lâkin mümkün olmuyor. Zihinde var vücutta yok.  Bugün maç vardı Galatasaray’ın. İlk dakikada talihsiz bir gol yedik ama olsun. İyi toparladık. Biraz derli toplu oynasak ya da mesela İcardi olsa net galibiyet ile dönerdik. Batshuayi değişikliği erken oldu. Ama Metehan’ın girmesi ve kendisini göstermesi çok iyi. Nihai olarak bir puan bir puandır. Yenilmedik ya. Bekleyelim bakalım sonraki maçı. İş yerinde durumlar fena. Yan servisin şefi bi g...

Kişisel Blog Yazıları #4: İnsan otuz beşinden sonra değişir mi?

      İnsan otuz beşinden sonra değişir mi? Mesela sabahları kalkarken dinç kalkar mı? Hatta gün ışırken kalkar mı? Tam anlamıyla dengeli beslenir mi? Sporu hayatına dahil edebilir mi? Rafine zevkleri oluşur mu? Çiçek bakmayı becerir mi? Misal otuz beşinden sonra yabancı dil öğrenir mi? Kendisine bir kütüphane inşa edebilir mi?  Otuz beşinden sonra hayır diyebilir mi insan? Öğrenebilir mi bunu? Velhâsıl insan otuz beşinden sonra yaşar mı?