25 Nisan 2026 Cumartesi

Kişisel Blog Yazıları #47: Haftasonu trafiği

    Haftaiçi ofiste çalışıyor, akşamına enerji ve zaman kalmadığı için, evde takılmaca ve maksimum netflix / disneyplus vs. dizi film izlemek dışında bir şey kalmıyor düşüncesiyle bugün biraz dışarı çıkayım dedim ama yol o kadar yordu ki. Toplu taşımayı kullanmadım ve buna rağmen. Konforlu bir şehir olmadığını hemen hemen her gün dile getiriyorum. Gezilse de güzellikleri akılda bünyede kalmıyor ki.

    Yarın maç var. Büyük derbi. Galatasaray kazanıp şampiyonluğunu ilan etmeli artık. Aslında anlamsız puan kayıpları olmasa zaten çoktan etmişti ilan ama gel gör ki nasip (!) olmadı.

    From dizisinden bahsediyorlar bu aralar. Sanrıım TOD platformda var. Bu haftasonu izlmeye başlarız gibi.

Kişisel Blog Yazıları #46: Gündeme dair iki kelam

    Gündeme dair iki kelam etmek istiyorum üzerinden geçse de , sıcağı sıcağına yazmasam da. Parçası olduğum toplumun gittiği yola tanık olmak, bu yolda istemesem de benim de bulunmam - ben gibi bizlerin bulunması- can sıkıcı üstelik burada hayatıyla ödeyen masum insanların olması, acı çeken aileleri... Bunu sade bir vatandaş olarak değerlendirmek yüzeysel kalacak biliyorum. Ciddi devlet politikası, sosyolog, psikolog ve eğitimcilerin bir araya gelip bir çalıştayla bu toplumsal dönüşüme mani olmaları gerekiyor. Bizlerin feryadı sadece birer sosyal medya paylaşımından öteye gidemiyor. Ama ciddi bir niyetle el atılması gerekiyor. 

    Sade vatandaşın haklarının korunması gerekiyor artık. Kurallara uyan, trafikte araba sıkıştırmayan, vergisini ödeyen, komşusuna saygılı olan insanların, bu insanların eşlerinin çocuklarının haklarını artık korunması gerekiyor sistem tarafından.........

14 Nisan 2026 Salı

Kişisel Blog Yazıları #45: Kahve 📷

 


Kişisel Blog Yazıları #44: Son Yazım İki Ay Önceymiş

    Son yazımın üstüne iki ay geçmiş neredeyse. Aradan Ramazan geldi geçti. İşler yığınla birikti. Elime kitap alamadım. Bi Ankara'ya gidip geldim. Galatasaray maçlarında fenalıklar geçirdim. İran'ın mücadelesine tanıklık ettim. Altın ve gümüşün borsadan hallice volaritesini gördüm. Yani demem o ki iki ayda neler oldu neler. Veya neler olmadı neler.

    Her defasında buralarda daha fazla vakit geçireceğimi söylesem de olmuyor. X (twitter) bağımlısı ben oralarda takılıyorum hep. Instagram zaten pek ilgimi çeken bir alan değil. Ama şöyle bir resim paylaşma sitesi olsa fena olmaz. İyi kötü telefondan fotoğraflar çekiyorum. Onları da yayınlamak isterim ama işte site / uygulama yok gibi adam akıllı.

16 Şubat 2026 Pazartesi

Kişisel Blog Yazıları #43: Düşünmemeyi Düşünmek !

     Haftanın ilk iş gününde, ilk saatlerinde mesai arkadaşım böyle dedi; düşünmemeyi düşünüyorum. Hemen akabinde şerhimi düştüm. Bu bir paradoks değil mi¿ Nihayetinde düşünmüş olmuyor musun ¿ Hem insan düşünmekten kendini alıkoyabilir mi¿ Düşünmek, kimi filozoflar için bir varlık kaynağı değil mi¿ Buna benzer diyalog halinde olduk.

  Tesadüf müdür bilemem ama son zamanlarda benim de üzerine kafa yorduğum bir şeydi bu. Düşünmekten kasıt nedir, amaç nedir, sonuç nedir¿ Bu gibi sorular kafamı kurcalıyordu. Kesinlikle düşünmek kıymetli ve her şeyin başı idi. Vardığım netice bu yargı oldu. Peki nasıl düşünürüz¿ İşte şurası geleneksel halden biraz farklı ; kendimizle konuşarak! 

     Şunu farkettim biz kendimizle hiç konuşmuyoruz. Şu sosyal medya batağında, her şeye kulak veriyor ama kendi sesimize, iç sesimize kulak vermiyoruz. Oysaki kendi kendimize konuşsak biraz. Belki derdimizi anlatsak kendimize, çareler de bulabiliriz, çözüm üretebiliriz. Oysaki namümkün. Bir reels izleme süremiz 3-5 saniyeyi geçmiyor, üstelik bunu yüzlerce kez yapıyoruz gün içinde. Ama kendi sesimize günde birkaç kez dikkat etsek, neler değişir neler. 

     Siz kendinizle en son ne zaman konuştunuz? 



15 Şubat 2026 Pazar

Kişisel Blog Yazıları #42: Bloğa Çeki Düzen

 Bloğa çeki düzen verdim biraz. www.yasamdanyazilarblog.com adlı blog arkadaşından esinlenerek , yazı başlıklarına kaçıncı paylaşım olduğunu ekledim. Tema konusunda ise artık son kararım bu olsa gerek. Değiştirmek pek. Az biraz eklentiler kaldı , sayfa başlıkları ve etiketler gibi. Onları da yaptım mı kalmıyor geriye bir şey.

Cuma günü Galatasaray’ın Eyüpspor ile maçı vardı. Keyiflice izledim. Skor 5-1 . Ve ayrı keyif veren ise İcardi’nin hat-trick yapması. Özlemişiz böyle performansını. Haftaya Avrupa maçı var, sabırsızlıkla bekliyoruz. Maç saati de öyle geç değil. 

Epstein meselesi ile ilgili iki kelam etmek istiyorum ama bunu ayrı bir yazıda yazacağım. Zamanında doğu medeniyeti meselesi ele alınıyor ve sorunları dile getiriliyordu. Haklı yönleri vardı eleştirilerin. Ama batı medeniyetinin içler acısı hali, ahlaktan insanlıktan nasibi almamasını pek de konuşmadık. Buna dair iki kelam edeceğim.

İşe yürüyerek gidiyordum son zamanlarda yaklaşıl 20 dk sürüyordu. Ama Ramazan ayı geliyor. Haliyle yürür müyüm bilemedim. Belki bi iki gün test ederim. Duruma göre hareket ederim. 

KİŞİSEL BLOG YAZILARI #53: DEĞİŞİM

Sabah namazı sonrası, nedense buraya gelip yazasım geldi. Zaten epey ilgi ve merak konusunda düşme var buraya karşı. Oysaki ne kadar sakin b...