Ana içeriğe atla

Kişisel Blog Yazıları #40: Sabah sabah yazmalar

    Telefonla bir şeylere uğraşmaya başladıkça, zamanımı katlettiğimi, düzenimin işlerliğini kaybettiğini ve zaman kaybı kadar değerli olan kendimle konuşma fırsatı bulamadığımı farkettim. Evet, kendimle konuşmuyor, eğriyi doğruyu tartma, plan program yapma gibi şeyleri düşünmüyor ve buna da zaten zaman bırakmıyor oluşumu acı olsa da farkettim.

   Telefon bağımlılığının yaşı yokmuş. Benim gibi otuzunu geçen birilerinin de - belki de en çok bu yaş grubunda vardır, araştırırız bir ara- elinde telefon eksik olmazmış. Öyle sosyal medyalarda çok paylaşım yapan biri de olmama rağmen.
Peki benim zamanımı ve kendimle konuşma fırsatını engelleyen telefonda ne yapıyorum? 

    Hiç.

   Evet evet hiç. Twitter’da gündemi takip etmeler , hesaplara bakmalar, video izlemeler ya da aynısını instagramda yapmalar. Onun dışında pek de kayda değer bir şey yok. Öyle etkin ve verimli kullanım da değil. Hali hazırda bir fayda sağladığımı da görmedim. 

   Velhasıl, bu beşinci günde, kafam daha berrak. Kendimle konuşmaya başlamış biri olarak sanki stres seviyemde bir azalma durumu var. Tabi bunun bir alışkanlık halini alması, sabahtan karar verip akşama olması gibi hızlı gelişmeyecek. Ama bir şeylerin değişimi şart. Bu değişim, benim de çanak tuttuğum, zemin hazırladığım klasik tüketim toplumu bireyine karşı bir itiraza olacak. 
Gerçi sen en son kendinle ne zaman konuştunuz? 

Yorumlar

  1. Küçüklüğümden beri bayılırım kendi kendime konuşmaya:)) Telefon bağımlılığı gereksiz şeylere bakılıyorsa fena. İş görme amaçlı ise şahane. Kendimi bu konuda oruca aldım uzak tutuyorum telefonu elimden geldiğince.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günümüzün vebası telefon desek yeridir. Başarınızı kendimin de sağlamasını temenni ediyorum :) . İradelisiniz.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kişisel Blog Yazıları #31: 🌤 Pazartesinin Sendromsuz Hali

     Pazartesi günü normalde, bol sendromlu 😩 servise geç kalan 🚌 uykulu bir halde olmam gerekiyordu. Ama öyle olmadı. Sabah namazından sonra uyumadım 🌅 Telefonu elime almadan biraz uzandım. Sonra kahvaltı hazırladım 🍳ve inanır mısınız, servise geç kalmadım.      Bugün için kendime kattığım şey bu oldu galiba. Evden çıkınca da yine gökyüzü dikkatimi çekti ☁️ Nedense, bu aralar gökyüzü merak konusu oldu bende.      “Telafisi olmayan ihtimallerden karanlık sonlu ihmallere, zehirli ilişkilerden küpüne zarar asabiyete kadar; neredeyse herkes neredeyse her konuda iyi ve kötünün farkında.”      Serdar Kuzuoğlu ’nun “Kendim Ettim, Kendim Buldum” adlı podcastinde söylediği bu cümle kaldı aklımda. İnsan çoğu zaman bilerek zarar veriyor kendisine…ve sonra sanki bilmezmiş gibi davranıyor. İşe başlamadan önce dinledim, iyi geldi 🎧      🌱 Peki siz hiç, kendinize farkında olmadan zarar verdiniz mi?  

🌐Bir Bayram Günü: Trafik, Soğuk Kahve ve Sıcak Gündemler

🛑 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya , Kurban Bayramı için yola çıkacaklara trafik kurallarına uymaları konusunda uyarıda bulundu. Aşırı hız sebebiyle ortaya çıkan ölümlü kazalara dikkat çekti. 🚗⚠️ Akabinde de radar uygulamaları malumunuz sıklaştı. Bu da başka bir tartışmayı beraberinde getirdi. Ama biz Sayın Bakan'ın X hesabında paylaştığı verilere bakalım: 📊 "Arefe gününde (Perşembe) 863 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda maalesef 10 vatandaşımız olay yerinde hayatını kaybetti. 1.319 vatandaşımız ise yaralandı." 📈 "Arefe gününde trafik ekiplerimizce de; bu araçlardan 23 bin 275’ine hız ve radar işlemi yapıldı. Oran %0,9" 📍Ben de bu bayram ilk kez Ankara'da olmadım . Şu yaşıma kadar bir şekilde Ankara'da bulunurdum bayramlarda, ama gel gör ki bu bayramda bulunamadım. 🤷‍♂️ Sağlık olsun diyelim. Ama şunu da itiraf edeyim: hiç bayram havasında değildi, dün de bugün de.🎈Belki de gitmediğim içindir . Bayram demek biraz da kalabalık demek san...

Hafta başlar, işler beklemez.

Görüldüğü üzere işlerin beklemediği ektedir. Pazartesiymiş, sendrommuş nafile.  Bismillah deyip koyulmak gerekiyor işlere.