35’ten Sonra | Ben Kahvemi İçerken :
👉👉👉 YENİ ADRES 👈👈👈
https://kahvemiicerken.blogspot.com/
Modern günlük desek yeridir. Biraz kitap, biraz film, biraz buhranlı günler, biraz da anılar…
Sabah namazı sonrası, nedense buraya gelip yazasım geldi. Zaten epey ilgi ve merak konusunda düşme var buraya karşı. Oysaki ne kadar sakin bir atmosfer. Devamlı solumak iyi gelecektir.
İlk etapta bahar konum; değişim. Bir beyaz yakalı olarak, görev yerim ve görevim değişti. Ofiste bulunan bütün arkadaşlarla vedalaştım. Daha ağırlığı olan bir iş sahasına giriş yaptım. Benim için yine bir öğrenme süreci olacak. Belli aralıklarla kendimi sıfırlamak gibi bir şey oluyor bu. Keyif de vermiyor değil hani.
Asıl mevzu dışında değinmek gereken mevzular ise ; Ankara’da bir teyakkuzun olması mesela. Uluslararası bir zirve için, yollar düzeltiliyor, güzergahtaki evler boyanıyor, taksicilere ayar veriliyor… Yani bu duruma karşı acep nasıl bir kelime bulmak gerekiyor. Epey zorlanıyorum. Bu yollar, bir gün içinde yapılabiliyor da neden bu halk böyle şeylerle nasiplenmiyor bu zamana kadar. Sorular sorular…
Dünya Kupası izlemeleri devam ediyor. An itibariyle Portekiz elendi. Brezilya elendi. Benim final tahminim ise Fransa - Arjantin . 2026 Kupa sahibi ise Fransa olur gibi. En azından öyle tahmin ediyorum.
A Milli Kadın Voleybol takımının maç takvimi var bu aylarda. Takip edilesi maçlar. Tavsiye ederim. Önemli maçlar hem de.
🇹🇷 (VNL)
İstanbul'da bayram çok güzelmiş. Kalabalık değil, gürültülü değil. Yani normaline nazaran değil. Keşke her gün bayram olsa 😁
Yapay zekâyı bugüne kadar hep soru-cevap şeklinde kullandım. Ama sunduğu imkânlardan bu şekilde faydalanmak gerçekten ayrı bir keyifmiş. Nasıl akıl ettim bilmiyorum ama iyi ki etmişim. Genelde Gemini kullandım, ara ara ChatGPT’den de faydalandım. Sizlere de tavsiye ederim. 🤖✨
Şu an BabaLayka (Oğuzhan Uğur) – Saygı1 formatının yeni bölümünü dinlemeye başladım. Bu bölümde sanatçımız Mustafa Sandal. Gerçekten çok güzel bir konsept. Yıllar sonra, 20–30 yıl geçtiğinde, bu serinin çok daha kıymetli olacağını düşünüyorum. 🎧🎶
Bugün 1 Mayıs… İşçi ve emekçinin bayramı. Ancak ne yazık ki ülkemizde birçok kişi için bayram havasında geçmiyor. İşçiler, memurlar, emekliler ve aslında hepimiz için ayrı bir gerçeklik söz konusu. Bu da meselenin başka bir boyutu. ⚖️
Bir yandan da Galatasaray’ımızın derbi galibiyetini anmadan geçmeyelim. Çok net bir skor, çok net bir oyun… Fenerbahçe karşısında 3-0’lık galibiyet ve üstün performans. Muhteşemdi. 🟡🔴⚽🔥
Haftaiçi ofiste çalışıyor, akşamına enerji ve zaman kalmadığı için, evde takılmaca ve maksimum netflix / disneyplus vs. dizi film izlemek dışında bir şey kalmıyor düşüncesiyle bugün biraz dışarı çıkayım dedim ama yol o kadar yordu ki. Toplu taşımayı kullanmadım ve buna rağmen. Konforlu bir şehir olmadığını hemen hemen her gün dile getiriyorum. Gezilse de güzellikleri akılda bünyede kalmıyor ki.
Yarın maç var. Büyük derbi. Galatasaray kazanıp şampiyonluğunu ilan etmeli artık. Aslında anlamsız puan kayıpları olmasa zaten çoktan etmişti ilan ama gel gör ki nasip (!) olmadı.
From dizisinden bahsediyorlar bu aralar. Sanrıım TOD platformda var. Bu haftasonu izlmeye başlarız gibi.
Haftanın ilk iş gününde, ilk saatlerinde mesai arkadaşım böyle dedi; düşünmemeyi düşünüyorum. Hemen akabinde şerhimi düştüm. Bu bir paradoks değil mi¿ Nihayetinde düşünmüş olmuyor musun ¿ Hem insan düşünmekten kendini alıkoyabilir mi¿ Düşünmek, kimi filozoflar için bir varlık kaynağı değil mi¿ Buna benzer diyalog halinde olduk.
Tesadüf müdür bilemem ama son zamanlarda benim de üzerine kafa yorduğum bir şeydi bu. Düşünmekten kasıt nedir, amaç nedir, sonuç nedir¿ Bu gibi sorular kafamı kurcalıyordu. Kesinlikle düşünmek kıymetli ve her şeyin başı idi. Vardığım netice bu yargı oldu. Peki nasıl düşünürüz¿ İşte şurası geleneksel halden biraz farklı ; kendimizle konuşarak!
Şunu farkettim biz kendimizle hiç konuşmuyoruz. Şu sosyal medya batağında, her şeye kulak veriyor ama kendi sesimize, iç sesimize kulak vermiyoruz. Oysaki kendi kendimize konuşsak biraz. Belki derdimizi anlatsak kendimize, çareler de bulabiliriz, çözüm üretebiliriz. Oysaki namümkün. Bir reels izleme süremiz 3-5 saniyeyi geçmiyor, üstelik bunu yüzlerce kez yapıyoruz gün içinde. Ama kendi sesimize günde birkaç kez dikkat etsek, neler değişir neler.
Siz kendinizle en son ne zaman konuştunuz?
Bloğa çeki düzen verdim biraz. www.yasamdanyazilarblog.com adlı blog arkadaşından esinlenerek , yazı başlıklarına kaçıncı paylaşım olduğunu ekledim. Tema konusunda ise artık son kararım bu olsa gerek. Değiştirmek pek. Az biraz eklentiler kaldı , sayfa başlıkları ve etiketler gibi. Onları da yaptım mı kalmıyor geriye bir şey.
Cuma günü Galatasaray’ın Eyüpspor ile maçı vardı. Keyiflice izledim. Skor 5-1 . Ve ayrı keyif veren ise İcardi’nin hat-trick yapması. Özlemişiz böyle performansını. Haftaya Avrupa maçı var, sabırsızlıkla bekliyoruz. Maç saati de öyle geç değil.
Epstein meselesi ile ilgili iki kelam etmek istiyorum ama bunu ayrı bir yazıda yazacağım. Zamanında doğu medeniyeti meselesi ele alınıyor ve sorunları dile getiriliyordu. Haklı yönleri vardı eleştirilerin. Ama batı medeniyetinin içler acısı hali, ahlaktan insanlıktan nasibi almamasını pek de konuşmadık. Buna dair iki kelam edeceğim.
İşe yürüyerek gidiyordum son zamanlarda yaklaşıl 20 dk sürüyordu. Ama Ramazan ayı geliyor. Haliyle yürür müyüm bilemedim. Belki bi iki gün test ederim. Duruma göre hareket ederim.
Romanın en etkileyici yönlerinden biri, Haig’in psikolojik derinliği. Yazar, karakterin iç dünyasını sade ama etkili bir anlatımla yansıtarak, okurun kendini Nora’nın yerine koymasını ve onun duygularını yakından hissetmesini sağlıyor.
Başlığa cevap veriyorum ; evet iyidir. Çünkü biz insanlar pek de iyi şeylere , kendime fayda sağlayacak sözlere kulak asmıyoruz. Ama ne yazıkki gelince başa bir şeyler ; kafa dank ediyor. Çeki düzen vermeye, yanlışı doğru yapmak için gayret göstermeye başlıyorsun. Oysaki en başka verilse kulak, yıpranmalar, keşkeler olmayacak. Ama namümkün. İlla bazı musibetler bizi bulacak.
Ee buldu da. 2025in ikinci yarısının başında yaşanlar ile bu yılın ilk ayında yaşanlar birer musibet biraz elem keder minvalinde oldu. Ama sonrasına bakınca şer gibi görünenin bizim için hayır olduğunu gördük. Son yaşadıklarımdan da bazı dersler alınmış, alınan dersin notları yazılmıştır. Demek benim de bu hayatta tecrübe kazanma şeklim; gözlemden veya nasihattan değil bizatihi yaşamaktan geçiyormuş. Biraz maliyeti yüksek dersler bunlar. Ne diyelim, Allah beterinden saklasın.
Halen, ezan okunur okunmaz vakit namazlarına hazır ve nazır olma durumunu geciktiriyorum. Erteleme öteleme desem değil ama dakik olma durumu da yok ne yazık ki ! Genel bir erteleme huyum var sanki (baş etmeye çalışıyorum.) ama bunun namazda da geçerli olduğunu düşünmüyorum. Düşünmek istemiyorum.
Bir kaç podcast dinledim erteleme ile ilgili ama doyurucu olmadı. Çözmek lazım bu alışkanlığı.
35’ten Sonra | Ben Kahvemi İçerken : 👉👉👉 YENİ ADRES 👈👈👈 https://kahvemiicerken.blogspot.com/